



Sayın "Komiş" sayesinde uzun süredir yapmak istediğim ama bir türlü zahmet edip başlayamadığım "dur bi blog da ben açayım, incilerimi dökeyim de insanlık nasibini alsın" projesini hayata geçrimeyi başardım. Bu yüzden Kemal'e ve her nedense bu yazıya maruz kalmayı seçen sizlere teşekkür ederim efendim :)
Her NBA sezonu öncesinde büyük basın kuruluşlarında onlarca tahmin yürütülür takımlar ve oyuncular hakkında, her sene de biz fanlar bu tahminlerin güneşte kalmış dondurma gibi eriyip gidişini izleriz yılın ilk çeyreğinde. All Star haftası yaklaştıkça da yazarlar tahminlerinin neden tutmadığını somut (sana bakıyoruz Hollinger ) kanıt ve istatistiklerle açıklamaya çalışırlar. Hatta bu yüzden teorik iktisatçılar ile spor yazarları arasında ciddi bir fark görmekte oldukça zorlanırım (Sn. Deniz Gökçek, Shaq basketbolu bilmiyor demişti yanılmıyorsam ).
2009 yılının son günlerine geldiğimizde, geride bıraktığımız iki aylık kısımda beni en çok şaşırtan NBA olaylarına geçelim şimdi de. Nasıl olsa benim sezon öncesi anlı şanlı tahminlerim yoktu, gönül rahatlığıyla atıp tutabilirim.
1)Houston Rockets : Evet geçen sene iyi basketbol oynadılar. 1 eski bir de mevcut bona fide all starları sakatken ve sahne ışıklarından hazzeden tek oyuncularını Lakers’ın çok iyi bir görev adamı ile “takas” etmişken onların bu kadar fazla maç kazanacğını kim tahmin ederdi ki? (Resimdeki adamı tanıyorduysanız sezon başında, bu soruya evet deme şansınız var, yoksa ikinci başlığa ilerleyin bence)2)Greg Oden : Herkes onun sakatlık riski olduğunu biliyordu, hatta bu yaşta geçirdiği ciddi sakatlıkları düşününce en iyimser Portlandlılar bile Sam Bowie kıyaslamasını yapmadan edemiyordu. Ama o talihsiz draft günü geldiğinde, Oden “Gaspet Forever” tarafından seçildi ve ölüm fermanı imzalandı. Evet, Can’ı (Gaspet Foreverın sahibi ve benim biraderim) tanıyanlar için çok büyük bir süpriz değildi bu ama, asıl bomba bence Oden’ın önce herkesi oynayabileceğini inandırmak için 20 civarı maç oynaması ve yükselen bir performans sergilemesiydi. Sezon başında olsaydı bu sakatlık asla süpriz diyemezdik ama kader kendine yakışanı yaptı ve Can’ı umutlandırıp daha sonra ölümcül darbeyi vurdu.
3)Portland Trailblazers: Önce Andre Miller’ı kattılar renklerine (bu terimi NBA için ilk ben kullandım galiba, garip geldi...) , daha sonra NBA’in en derin 3 ve 5 numara (5 numara için Orlando ile birlikte en derin demek daha uygun sanırım) rotasyonuna sahip takımı iken bu ünvana bir de PG rotasyonunu eklediler (Blake, Bayless ve Miller’ın yanında combo guard olarak oynayan Roy). Bence tartışmasız en derin kadroya sahip takım oldular ama şu anda tüm 3 numaraları (Fernandez, Batum ve Outlaw) 5 numaraları sakat ve dakika paylaştıramadıkları birlerinin neredeyse hepsi aynı anda sahaya çıkacak. 5 numarada ise müzeden çalıp tozunu aldıktan sonra biraz yağladıkları Juan Howard var.
4)Brandon Jennings: Geçen sene Roma’da neler yaptığını yakından takip etmiştim ve bu sene iyi bir oyuuncu olacağına inanıyordum. Hatta listemde 7.-8. Sırada draft edilmek üzere bekliyordu ama sanırım kendisi dahil hiç kimse böyle bir patlama beklemiyordu. Çok tatlı bir süpriz oldu Jennings.
5)Spurs: Evet Jefferson iyi bir savunmacı değildi ama atletik ve skorer dış oyuncu eksiği olan bir takım için biçilmiş kaftan değilmiyidi? Ayrıca hücum ribaundu canavarı Blair’ı da çalmıştı neredeyse Spurs 38. Sırada (Savunmaya koşmak ve hücum ribaundu arasındaki tercihini açık ara birinciden yana kullanan bir takım için enteresan bir durumdu ama 38. Sıraya da düşünce bırakamadılar adamı). McDyess da eklenince bu senenin tek yılların uğuruna inanan Spurs için çift yılların lanetini kırma senesi olacak gibi gözüküyordu. Ama henüz takım savunmalarını oturtamadılar ve bu listede yerlerini aldılar. Yine de Spurs’u yarış kadrosundan erken çıkarmamak lazım, çok kişiyi şaşırttılar bu şekilde.
Evet biliyorum, bu sene de daha bir çok süpriz oldu, mesela Atlanta’nın wonderboy’u ( Selo’ya bir selam sarkıtalım) Josh Smithin pota altında da sayı atılabileceğini öğrenmesi gibi ama bunu başka bir yazıda ayrıca incelemek gerekir bence. Son olarak Houston’ın bu sene ne kadar iyi olacağını tahmin edip riske girerek draft eden herkese selamlar (dayanamadım kusura bakmayın)
7 comments:
Shaq'a basketbolu bilmiyor diyen araştırmacı yazar arkadaş Ahmet Çakar isimli (doktor her nasıl olmuşsa ilginç) vatandaştı. Jennings tatlı bi süpriz oldu haklısın veriyim sana daha tatlı bir süpriz olsun istersen. Güzel yazı olmuş eline sağlık ama kusura baktık keşke dayansaydın:P.
Kemal seninde eline sağlık hocam güzel iş çıkardın bu sene helal olsun, bi ricam var senden yeni kale direkleri hocam:)))
Hocam esas yorumumu yazmadan once hemen su foto olayina deginmek istiyorum. new post ya da esit post dediginde "insert image" olmali yazi yazdigin kutunun ustundeki toolbarda... ama fotolari bilgisayarina indirmis olman gerekiyor onu kullanabilmen icin!
Valla insert image var, tıkliyorum gelen pop up ta resmi uploadluyorum ya da url giriyorum (hepsini denedim) ama resim yazıda görünmüyor, hatta yazının sağına soluna ortasına vs.. koydum bana mısın demedi :D
Deniz hocam da demişti onu, hatta önce futbol yorumunu bırakırım demişti bir futbolcu için benzer birşey söyleyip sonra da bu talihsiz yorumu yapıp basketbol yorumu yapmayı da bırakırım demişti (devalüasyonun hemen öncesinde tl de kalın da demişti iktisat profu arkadaş :)
Teşekkür ederim olumlu "!" yorum için Sertaçço bu arada.
cem ya ben yanlış anlattım yada sen beni yanlış anladın güzel yazı olmuş, " Son olarak Houston’ın bu sene ne kadar iyi olacağını tahmin edip riske girerek draft eden herkese selamlar (dayanamadım kusura bakmayın)" kusura baktık keşke dayansaydın derken burayı kastettim.
Deniz Gökçek böyle bir şey söyledimi bilmiyorum ama Ahmet Çakar'ın (alıntıdır:))"önce''shaq adamsa miami'yi şampiyon yapsın''demiştir,şampiyon yapınca''olsun o hala adam değil'' demiştir.ve en sonunda serinin üçüncü filmini vizyona koymuştur abi:''bana göre shaq basketbolcu değil." Hatta şöyle bir link buldum komedi tavsiye ederim http://www.youtube.com/watch?v=dflLMeOctA0 şaka mı bu yaa :)))
Hocam Shaq'li Miami sampiyon olunca Ahmet Cakar bu soylediklerini hatirlamis midir acaba? Bence birileri ona itelemislerdir "Shaq nasi yedirdi sana laflarini" diye ama o zaman da Wade sampiyon yapti Miami'yi deyivermisdir! Gecen dugun icin Turkiye'deyken de Chelsea takim mi, Ancelotti adam degil, Drogba da forvet miymis falan gibi laflar etmekteydi televizyonda :)))
Sertaçço ben smileyi unutmusum postun sonunda yoksa alınganlık ettiğimden ya da yanlış anladığımdan değil kusura kalma. :D
galiba Çakardı o lafın sahibi sen söyleyince bir daha düşündüm de. Deniz hocanın başka bir yumurtası vardı ama çıkartamadım şimdi.
Post a Comment