Thursday, May 3, 2012

Enes Utah'in en iyisi!

Evet dogru okudunuz. ESPN'in web sitesine her NBA macindan sonra konulan boxscore'da her iki takimdan da birer oyuncu "Top Performer" seciliyor. iste Enes dun aksam Utah'in San Antonio deplasmaninda dagildigi macta "Top Performer" olmus! Maci izlemedim ama sadece 16 dakikada 8 sayi atip tam 10(!) ribaund alan Enes'e helal olsun. Bakiniz ESPN box score'una: UTA-SAS mac raporu

Fenerbahce'den ayrildiktan sonra basketboldan uzak kalan ve NBA'e geldigi ilk sezonda da Jefferson-Millsap ikilisinin arkasinda bench'i bir guzel isitan Enes'in bence NBA'de parlak bir gelecegi var. Bu kadar cok ribaund alan bir oyuncunun NBA'de cok is yapacagi suphesiz bir gercek zaten.

Jazz San Antonio karsisinda darmaduman olmus olabilir ama Enes oyunuyla ovgu almayi haketmis: Utah dagildi, Enes parladi

Cumartesi aksami Utah-San Antonio macini oturup seyretmek lazim...

Wednesday, May 2, 2012

Ersan "Most Improved Player" olacak mi?


2008'de Hidayet'in aldigi en cok gelisme gosteren oyuncu odulunun (Most Improved Player award) bu sezon en buyuk adaylarindan biri Ersan! Bakiniz sezon sonunda Bucks takim oyuncularina not(karne) vermisler ve A alan tek oyuncu da Ersan olmus: Bucks Sezon Sonu Karnesi

Ersan'i seneye New Orleans'a bekliyorum! :)

Tuesday, May 1, 2012

Going Jazz Baby!

Utah'ta sezonun kapanis macinda taraftarlara tesekkur etmek icin Enes mikrofonu kapmis. Ama sonra da yere atisi super olmus. Takim arkadaslarini kopartmis resmen! Undertaker rulezzz! :)

Linke tiklayin:Going Jazz Baby!


ENGLISH BABY!


Ersan supersin. Tirnaklarimla tiplerim topu diyor. Tip'in turkcesi de tip oldugu icin eleman Turkce nasil diyorsun diye sordugunda ise akilci bir sekilde "Hucum ribaund" diye kiviriyor. Kral hareket! :)

Linke tiklayin: Most likely to be in a video on how to speak English: Ersan Ilyasova

Thursday, January 12, 2012

Hidayet'le Omer cosmus!

Dun Orlando deplasmanda Portland'i devirdi. Hidayet galibiyette onemli rol aldigi gibi yine son ceyrekte Mr.Clutch olayina girmis yine:

Turkoglu finished with 16 points, six assists, and three rebounds, making a layup and three-pointer late in the fourth quarter to fend off the Blazers’ rally.

http://www.magicbasketball.net/2012/01/12/recap-orlando-magic-107-portland-trail-blazers-104/#more-10443

Bu arada Omer de dun aksam cosmus. Noah bas parmagi agridigi icin dokulup 19 dakika alirken Omer 28 dakikada 8 sayi 14 ribaund 5 blokla oynamis: http://scores.espn.go.com/nba/boxscore?gameId=320111004

Enes Kanter ise sadece 10 dakika sure almis. Millsap boyle costugu surece bizim Enes patlama yapabilmek icin Millsap-Jefferson-Favors uclusunden birinin sakatlanmasini bekleyecek gibi gorunuyor...

Friday, February 4, 2011

KIS SPORLARI!

Erzurum'da Universiade kis olimpiyatlari yapiliyor. Bugun TRT Radyo'da bir program vardi, sokaktaki vatandasa kis olimpiyatlari ile ne kadar ilgilendikleri soruluyordu. "Curling mi? Ingilizce'den cevirmeye calisiyorum ama cikaramadim!" "Alp disipliniiii/ Su kuleden atladiklari mi?" seklinde cevaplar geldi. Ben sorularin hemen hemen hepsinin yanitini biliyordum ama bir anda ben de kendimi ilgisiz hissettim. Evet, acilis torenini internetten izlemeye calismistim, turnuva basladigindan beri de en azindan Turk sporcular ne yapiyor takip ediyorum ama turnuvanin sitesini bir kez bile ziyaret etmedigimi farkettim bir anda.

Hepimiz sporla bu kadar cok ilgileniyoruz. Ziyaret ettik mi ulkemizde duzenlenmekte olan uluslararasi bir turnuvanin resmi internet sitesini? Elleri goreyim??

Vaktinde buz patenlerini kacirmazdik ailecek, Katerina Witt zamani, Fransiz kadin takla ters takla atardi. Puanlamalar cok sevkli olurdu,. "five-four, five-five, five-seven... cinq-comma-quatre, cinq-comma-cinq, cinq-comma-six..." :))) Arada millet dussun diye beklerdik.

Alberto Tomba vardi, kimse onun derecelerine yaklasamazdi, buz hokeyi maclarinda hep Kanada'yi tutardim. :) Kirmizi-Beyaz diye olduklari icin midir, nedir bilmem. Biathlon'da olsa gerek, tufekle ates ettiklerinde beyaz delikler siyah olacak mi diye bakardim dikkatle, sonra kanali degistirirdim tabi hemen, ne de olsa gerisinde paso yuruyolar fis fis. :)

Bobsleigh'e bayilirdim, 2'li olsun 4'lu olsun kim saliselerle kazanacak, son checkpoint'i +0.01 ile geride kapattilar ama acaba kazanacaklar mi diye bakardim...

Ama bir tane bile Turk yoktu oyle degil mi? Neden? Kis olimpiyatlarinin beyaziyla fotolari guzellestiren kar ile iliskilendirerek rakamlarla analiz edelim. Elma ile Armut'u karsilastirmis gibi olacak ama yine de bakalim:

Kis sporlarinda basarili olan ulkelerin agirlikla saglam ve bol kar yagisi alan ulkeler oldugunu goruyoruz. Olayi sadece universitelerle sinirlamayip 2010'da Kanada'nin Vancouver ulkesinde duzenlenen kis olimpiyatlari madalya tablosuna bi goz atalim:


1  Canada (CAN) 14 7 5 26
2  Germany (GER) 10 13 7 30
3  United States (USA) 9 15 13 37
4  Norway (NOR) 9 8 6 23
5  South Korea (KOR) 6 6 2 14
6  Switzerland (SUI) 6 0 3 9
7  China (CHN) 5 2 4 11
7  Sweden (SWE) 5 2 4 11
9  Austria (AUT) 4 6 6 16
10  Netherlands (NED) 4 1 3 8

ilk 5 ulkeye baktigimizda Kuzey ulkeleri oldugunu ve bol karli sehirlerle dolu olduklarini soyleyebiliriz. Cok da sasirmadik oyle degil mi?

Simdi biraz daha derinlere bakalim:
 kanadanin nufusu 34 milyon, almanya'nin 81 milyon, amerikanin 308 milyon (ama yaklasik 120 milyonu bol gunesli eyaletlerde yasiyor), norvecin nufusu 5 milyon, guney korenin 50 milyon, isvicrenin 8 milyon, cin'in Allah bilir, isvec'in 10 milyon, avusturyanin 8 milyon, hollandanin 16 milyon.

Turkiye'mizin en agir kis geciren Dogu Anadolu Bolgesinin nufusu 2000 sayiminda 6 milyon cikmis. Tabi Dogu Anadolu Bolgesinin refah seviyesi ile Isvec-Norvec-Isvicre-Avusturya'yi karsilastiramayabiliriz ama yine de potansiyelin ayni oldugunu dusunebiliriz oyle degil mi?

Peki bu kadar kar goren bi ulke olmamiza ragmen kis sporlarinda bugune kadar hicbir basari elde edemeyisimizin sebepleri nedir? sifir altyapi, sifir ilgi, plansizlik, programsizlik, vs vs vs...

Iste bu asamada bu universite oyunlari ve Erzurum'a kazandirilan bu tesisler bize kis sporlarinda bugune kadar hic elde etmedigimiz, hayalini bile kuramadigimiz basarilarin kapisini acabilir. Tabi o guzelim tesisler bu turnuva bittikten sonra orada curumeye terkedilmezlerse...

isin bir diger onemli tarafi ise su: para! sponsorlar! organizasyonlar! yani bu sporlarda sporcu yetistirebilmemiz icin bolgesel, ulusal turnuvalar duzenlenmeli, bu da sponsor bulunmasini gerektiren yana para gerektiren bir olay. ama bunun da ustesinden gelebilecegimize inaniyorum. isin icinde para olunca yilda bi kere azicik kar yagan Atlanta'nin bile Florida'da Tampa Bay'in bile buz hokeyi takimi olabiliyor. Buz hokeyi arada kavgalarla renklenen cok da zevkli bir spor, neden izmir'de ankara'da istanbul'da olmasin?

bundan 25 yil once basketbolumuz bu seviyede miydi? kesinlikle hayir, ama simdi bakin salonlar doluyor. bundan 25 yil once voleybolumuz bu seviyede miydi? hayir ama simdi voleybol salonlari da dolabiliyor. turk milli buz hokeyi takimi basarili olsa bakin grun buz hokeyi salonlari da dolacaktir. Bu basarilarin da yakalanmasi icin kendi ellerimizle yarattigimiz imkanlari en guzel sekilde degerlendirecegimizi umuyorum.

iyi geceler herkese...

Kemal